heforshe.org site linki
0216 458 99 00
EN
DE
Girişimcilik Mutfağı Site Linki
Atatürk İmzası
Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir.

Ali Kılıç 'Charlie Hebdo, Malatya infazından farklı değil' - Şeyma Elaman “Yurt Gazetesi”

Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, "Paris'in göbeğinde yapılan bu infaz, Malatya infazından çok da farklı değil.

'Charlie Hebdo, Malatya infazından farklı değil'
 
Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu'nda genel başkanlığı döneminde yabancı düşmanlığı ve ırkçılığa karşı mücadele eden Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, Avrupa'da son günlerde tırmanan terör olaylarının 1930'lu yılları anımsattığını söyledi: "1930'larda Avrupa'da bütün kötülüğün sebebi olarak Yahudiler gösteriliyordu. Bugün ise İslamcı-Cihatçı teröristler var"
 
Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, göreve başladığı günden beri, yaptığı çalışmalarla Maltepe'nin çehresini değiştirdi. Kılıç, her mahalleye kreş projesinden kentsel dönüşüme, Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi projesinden Avrupa Birliği ve Uluslararası İlişkiler Merkezi'ne, Maltepe'de her alanda söz verdiği değişim için hız kesmeden yoluna devam ediyor.
Türkiye'nin yeşile değer veren ilk çevreci fuarı olacak ve Maltepe'de yapılacak kısa adı "M'expo Center" olan Uluslararası Maltepe Fuar, Kongre ve Yaşam Merkezi projesi, 'Belediye Oscarı' ödülüne layık görüldü. Kılıç, yılda yaklaşık 200'den fazla fuara ev sahipliği yapmasını öngörülen M'expo Center'm, Asya ile Avrupa arasındaki en önemli fuar merkezlerinden biri olacağını söylüyor.
 
Gazetecilik de yaptı
 
Siyasete katılmadan önce Almanya'da öğrenimini tamamlayarak uzun yıllar orada gazetecilik yapan 51 yaşındaki Belediye Başkanı Kılıç, Romanya, Afganistan ve Yugoslavya'daki savaşları da gazeteci olarak yakından takip etmiş. Almanya'da Avrupa'nın en güçlü göçmen örgütü olarak kabul edilen Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu'nda genel başkanlığı döneminde ırkçılığa karşı ciddi mücadele veren Kılıç, Avrupa'da son günlerde tırmanan terör olaylarının kendisine 1930'lu yılları anımsattığını söyledi. Kılıç sözlerini şöyle sürdürdü:
" 1930'larda Avrupa'da, başta Almanya olmak üzere bütün kötülüğün, işsizliğin, ekonomik krizin sebebi olarak Yahudiler gösteriliyordu. Ardından geçen 15 yıllık süreçte Yahudi katliamı yaşandı.
 
İnancın mayasında terör yoktur
 
Bugün ise bütün kötülüklerin temelinde İslamcı-Cihatçı teröristler var. Terör örgütlerinin belli inançlarla bağlantıları olabilir, bir inancın mensubu olabilirler. Fakat hiçbir inancın mayasında terörü desteklemek, kanın dökülmesini teşvik etmek yer almaz. Son yıllarda bir çıkış yakalayan Müslüman inancına mensup göçmen kökenli Avrupa vatandaşlarının çıkışını engellemeye çalışan bazı gruplar oluştu. Bu gruplar Almanya'da Pegida gibi, İslamafobinin gün geçtikçe daha da güçlenmesine neden oluyor. Avrupa'da hâlâ saçınız siyah, teniniz esmerse potansiyel terörist gibi görülüyorsunuz. Bu ciddi bir tehlike ve maalesef yeni de değil."
 
Malatya'dan farklı değil
 
Çarşamba günü gerçekleştirilen ve 12 kişinin öldürüldüğü Charlie Hebdo saldırısına da değinen Kılıç, şunları söyledi: "Paris'in merkezinde, demokrasinin göbeğinde insanlar ellerini kollarını sağlayarak infaz gerçekleştiriyor. Bu infaz "Paris'in merkezinde, demokrasinin göbeğinde insanlar ellerini kollarını sağlayarak infaz gerçekleştiriyorlar. Bu infaz Malatya'daki infazdan çok da farklı değil.Terör nereden gelirse gelsin, düştüğü yeri yakıyor. Avrupa'nın göbeğinde bu kadar soğukkanlı bir şekilde işlenen cinayet tehlike çanlarının çok net bir şekilde duyulmaya başladığını gösteriyor"
 
Malatya'da gerçekleştirilen infazdan çok da farklı değil. Terör nereden gelirse gelsin, düştüğü yeri yakıyor. Avrupa'nın göbeğinde bu kadar soğukkanlı bir şekilde işlenen cinayet, tehlike çanlarının çok net bir şekilde duyulmaya başladığını gösteriyor."
 
İnançlar arası diyalog
 
Almanya'daki deneyimlerine dayanarak, olaya daha geniş perspektiften bakmak gerektiğine ve Avrupa'da kültür ve inanç diyaloğu kurulmasını gerektiğini söyleyen Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü: "İnançlar ve kiiltürlerarası diyalog geliştirilmeli. İstediğiniz kadar altyapıya sahip olun, Avrupa toplumunun farklı inanca sahip üyeleriyle diyalog köprüsünü kuramıyorsanız, orada tehlike var demektir. Aynı binada oturmasına rağmen yıllarca birbirine merhaba demeyen komşuluk ilişkileri var. Olaya daha geniş perspektiften bakmak lazım. İnançlar ve kültürlerarası arası diyaloğu geliştirmek gerekiyor. Bu tür çalışmalara daha fazla yer ve zaman ayırmak gerekiyor. Aksi takdirde birilerinin ekmeğine daha fazla yağ sürmüş olacağız."
 
Avrupa aynaya bakmalı
 
Başkan Kılıç, Avrupa'nın da artık özeleştirisini yapması ve her yerde toplumsal dayanışmayı geliştirmek gerektiği de vurguladı: "Bu insanlar Avrupa'da doğmuş, saldırıyı gerçekleştirenler oranın eğitimini almış ve oranın dilini anadili gibi kullanan insanlar. Avrupalının aynaya bakma zamanı gelmiştir. Söz konusu Ortadoğu, Türkiye olduğu zaman hep bıyık altından gülerek bakılırdı bu tür olaylara. Ne zaman sorun Avrupa'nın kapısına dayandı, o zaman esas sorunla yüzleşmeye başladılar. Yani nasıl oluyor da Avrupa'da bu kadar uzun yıllar yaşayan, eğitim alan gençler, bir anda kendisini Ortadoğu'daki bir örgütün kucağında bulabiliyor. Avrupalı dostlarımızın burada ayağa kalkıp bir özeleştiri yapması gerekir. Bizim de bu sürece katkı sunmamız lazım. Terör nereden gelirse gelsin, topyekiin toplumsal dayanışmayı geliştirmek, kökleştirmek lazım."
 
Göçmen sorunları görünmüyor
 
Türkiye'nin en büyük sorunlarından birinin de göçmen politikalarının yokluğu olduğunu söyleyen Kılıç, "Şimdiye kadar ne siyasi partiler ne de hükümetler göçmenlerin sorunlarıyla ilgili bir çalışma yapmamış. Göçmen sorunları ile ilgili ne genel başkan yardımcılıkları var ne de kurulan hükümetlerde göçmen uyum bakanlığı diye bir bakanlığımız var. 60 yıl önce Balkanlardan göç eden insanlarla konuşuyoruz. Ciddi sıkıntılar yaşıyorlar ama inanç ve soydaşlık temelinde kurulan gönül bağları yüzünden sorunlarını kapatıyorlar. Kazakistan'dan, Azerbaycan'dan, Türkmenistan'dan gelenler de aynı sıkıntıları yaşamışlardır. Hiçbir sorunları olmasa bile bir bakanlığın bunları takip etmesi gerekir" diye konuştu. Yurtdışına 5,5 milyon insan göçü vermiş bir toplum olarak, bu konuyla ve göçmenlerin sorunlarıyla kimsenin ilgilenmediğini vurgulayan Ali Kılıç, "Milyonlarca insanı yalnız bırakınca, oradaki çaresizlik, zamanla tepkiye dönüşüyor" dedi.
 
Farklı inançlar zenginliktir
 
Farklı inançlara saygısını her daim dile getiren Maltepe Belediyesi'nin cemevlerini ibadethane olarak kabul etmesi ve Türkiye'de bir ilk olarak personeline 'Noel' ve 'Muharrem' izni vermesi uzun süre eleştirilmişti. "Ben Maltepelilere ayrıştırmayacağıma, ötekileştirmeyeceğime söz verdim" diyen Kılıç, tepkileri şöyle yanıtladı: "Biz Maltepe Belediye Meclisi olarak o kararı aldığımızda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi o kararı almamıştı. Belediyede ben Hıristiyanım diyen bir kişi bile olsa, Noel tatilinin onu hakkı olduğunu düşünüyorum. Bu çok insani bir durum, insanları ayrıştırmadığımızın bir göstergesi ve sosyal demokrat belediyeciliğin hümanizminin gerekliliği. Yıllarca yurtdışında kaldığım için azınlık kültürünün çoğunluğun arasında nasıl ezildiğini biliyorum. Biz yurtdışında merdiven diplerinde, en ücra köşelerde cami, mescit, cemevleri kurarken ne kadar zorlandığımızı biliyoruz, bunları yaşadık. Maltepe sınırları içinde küçük bir kilisemiz var. Fırsat buldukça oraya gidiyorum, gidemezsem onları davet ediyorum, çay içiyoruz. Ben farklı inançtan olanları Maltepe'nin zenginliği olarak görüyorum. Birileri bunu anlayamadı ama bugün Fransa'da yaşanan olaylar aldığımız bu kararın ne kadar anlamlı olduğunu bir kere daha ortaya çıkmıştır. Eğer Alevi kardeşlerimiz buluştukları merkezleri ibadethane olarak görüyorlarsa, yerel siyasetçiler olarak bize düşen, onların düşüncesine saygı duymak ve orayı ibadethane olarak görüp, gerekli altyapı hizmetlerini olanaklarımız çerçevesinde oraya götürmektir.
 
"Belediyede ben Hıristiyanım diyen bir kişi bile olsa, Noel tatilinin onu hakkı olduğunu düşünüyorum. Bu çok insani bir durum ve sosyal demokrat belediyeciliğin hümanizminin gerekliliği.Yıllarca yurtdışında kaldığım için azınlık kültürünün çoğunluğun arasında nasıl ezildiğini biliyorum.”
 
Anadolu yakasında 900 milyon avroya ilk fuar merkezi
 
İstanbul'un Maltepe ilçesinde yapımı düşünülen Uluslararası Maltepe Fuar Kongre ve Yaşam Merkezi projesi (M'Expo Center), basına tanıtıldı. Maliyetinin 900 milyon avro olacağını belirtilen ve birçok ilki bünyesinde barındıracak projede, kongre salonu ve golf sahası da yer alacağını kaydedildi. Proje tanıtım toplantısına katılan Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, bir hayali gerçekleştirmek için yola çıktıklarını, projenin yaklaşık 1.5 yıl önce seçim çalışmaları için Maltepe'ye geldiğinde şekillenmeye başladığını anlatarak, aday adaylığı döneminde mahallelere giderek en önemli sorunları tespit ettiklerini, bunların başında işsizlik ve uyuşturucu sorunu geldiğini belirtti. Kılıç, M'Expo projesinin yatırım maliyetinin 900 milyon euro olacağını belirterek, "M'Expo, birçok ilki bünyesinde barındıracak bir proje olacak. Bu anlamda Türkiye'nin yeşile değer veren ilk çevreci fuarı olacağı gibi, merkezimizde sadece fuar alanı değil, kongre salonu ve golf sahası da yer alacak" diye konuştu. Ali Kılıç, projenin ilk etabını 2017 yılında tamamlamayı planladıklarını belirtti. Verilen bilgiye göre, 2015 yılı içerisinde yapımına başlanılması planlanan, M'EXPO Center'm üç aşamada tamamlanması düşünülüyor. Yılda 200'ün üzerinde fuara ev sahipliği yapmasını hedeflenen M'Expo Center'm, Asya ile Avrupa arasındaki en önemli fuar merkezlerinden biri olması öngörülüyor.